Civan Değer
DAKTİLO NEWS - Kürt toplumunda kadın saç örgüsü, gündelik estetik bir tercih olmanın çok ötesinde, derin tarihsel ve kültürel anlamlar taşır. Kürt kadınları için saç örgüsü; kimlik, aidiyet, onur, yas ve direnişle iç içe geçmiş güçlü bir simgedir. Bu nedenle saç örgüsünün kesilmesi, bireysel bir karar gibi görünse bile çoğu zaman derin toplumsal ve tarihsel bağlamlar içerir. Kürt kadınlarının saçlarını kesmesi, yaşamın akışında oluşan bir kırılmayı, geri dönülmez bir eşiği ya da yüksek sesle dile getirilemeyen bir sözün beden üzerinden ifade edilişini temsil eder. Bu nedenle kutsal sayılabilecek derecede bir duruştur.
Bu bağlamda, insanlık düşmanı barbar DAİŞ çetelerinin artığı olan sözde Suriye ordusunun Rojava’ya yönelik saldırıları sırasında yaşamını yitiren bir Kürt kadın savaşçının saç örgüsünün, “Şırnaklı” olduğu söylenen bir çete elemanı tarafından kesilerek bu vahşetle poz verilmesi, söz konusu çetelerin kirli ve bilinçli şiddet pratiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kürt kültüründe kadın saç örgüsünün kesilmesi ve ne anlama geldiğini bilen bu barbarın, rastlantısal değil, sembolik ve kasıtlı yaptığı bilinmektedir.
SAÇIN KÜLTÜREL HAFIZADAKİ YERİ
Geleneksel Kürt toplumunda kadın saçı, mahremiyet ve onur kavramlarıyla yakından ilişkilidir. Saçın uzunluğu, bakımı ve örgülü oluşu; kadının yaşı, toplumsal konumu ve yaşam döngüsündeki yeri hakkında sessiz ama güçlü işaretler taşır. Özellikle saç örgüsü, düzeni ve sürekliliği simgeler. Kırsal yaşamda örgü, kadının toprakla, aileyle ve gündelik emekle kurduğu ilişkinin görünür bir parçasıdır. Bu nedenle örgünün kesilmesi, yalnızca fiziksel bir değişim değil; yitirilen bir değerin, bozulan bir düzenin ifadesidir. Birçoğumuz iyi hatırlıyoruz; annelerimiz kız kardeşlerimizin saçlarını büyük bir özveri ve sevgiyle örerken bu geleneğin ne kadar kıymetli olduğunu bariz bir şekilde ortaya koyardı.
YASIN BEDENDE İFADESİ
Kürt kadınlarında saç örgüsünün kesilmesinin en eski ve yaygın anlamı yasla ilişkilidir. Yakın bir aile ferdinin ölümü, savaş koşullarında yaşanan kayıplar, zorunlu göçler ya da bazı travmalar sonrasında saç kesme eylemi, acının bedene kazınması olarak görülür. Bu eylem, “hayat artık eskisi gibi olmayacak” duygusunun somutlaşmış hâlidir. Sözcüklerin yetersiz kaldığı yerde saç kesilir; acı görünür, dokunulur ve taşınır olur. Bazı anlatılarda yas sona erdiğinde saç yeniden uzatılırken, kimi durumlarda saçın bir daha eski hâline getirilmemesi, kaybın kalıcılığını simgeler.
İSYAN VE DİRENİŞİN SESSİZ DİLİ
Saç örgüsünün kesilmesi yalnızca yasın değil, aynı zamanda isyanın da bir ifadesidir. Özellikle modern dönemde ve politik bağlamlarda bu eylem, sessiz ama sarsıcı bir protesto biçimi olarak da sessiz çığlık gibi haykırma biçimidir. Bir anlamda saç kesme, teslimiyet değil; irade beyanı olarak okunmalıdır. Kadın, kendisinden beklenen düzeni bozar; örgüyü keserek yalnızca saçını değil, kendisine biçilen toplumsal rolü de sorgular.
ZORLA KESİLEN SAÇ VE ŞİDDETİN İZLERİ
Ancak saç örgüsünün kesilmesi her zaman özgür bir tercih değildir. Bazı dönemlerde ve kapalı toplumsal yapılarda saç, kadını cezalandırmanın ve aşağılamanın bir aracı hâline getirilmiştir. Zorla saç kesme, kadının onurunu hedef alan, onu toplum önünde damgalamayı amaçlayan ağır bir şiddet biçimidir. Bu tür uygulamalar, kültürel bir geleneğin devamı olmaktan ziyade, kültürün şiddeti meşrulaştırmak için araçsallaştırılmasının sonucudur. Gönüllü kesme ile zorla kesme arasındaki fark, bu pratiğin anlam dünyasını bütünüyle tersine çevirir.
AĞITLARDA VE SÖZLÜ ANLATILARDA SAÇ
Kürt sözlü kültüründe saç, özellikle ağıtlarda ve yas anlatılarında güçlü bir imge olarak yer alır. Saçını yolan ya da örgüsünü kesen kadın figürü, acının en uç noktasını temsil eder. Bu anlatılarda saç, yalnızca bireysel bir kaybın değil, yaşamın anlamının sarsılışının sembolüdür. Sevilenin yokluğunda dünyanın düzeni bozulur; örgü çözülür, saç kesilir. Böylece bireysel acı, kolektif hafızanın kalıcı bir parçası hâline gelir.
GÜNCEL YORUMLAR VE YENİDEN ANLAMLANDIRMA
Günümüzde Kürt kadınları, saç kesme eylemini geleneksel anlamlarından koparmadan, yeni bağlamlar içinde yeniden yorumlamaktadır. Bugün bu eylem; yas ile isyanı, kişisel acı ile toplumsal hafızayı aynı anda taşıyabilir. Saç kesmek artık yalnızca kayba boyun eğmek değil; acıyı politik ve görünür bir dile dönüştürmenin de bir yoludur. Bu yönüyle eylem, pasif bir kabullenişten çok, acıdan güç üretme pratiği olarak anlam kazanır.
Kürt kadınlarında saç örgüsünün kesilmesi, tek bir anlama indirgenemeyecek kadar çok katmanlı bir pratiktir. Yas, direniş, utanç, protesto ve özgürleşme gibi anlamlar, tarihsel ve toplumsal koşullara göre iç içe geçer. Saç kesildiğinde yalnızca saç gitmez; bir dönem kapanır, bir söz söylenir ve bastırılmış hafıza görünür hâle gelir. Bu nedenle saç örgüsünün kesilmesi, Kürt kadınlarının hem bireysel hem de kolektif tarihini anlamak için güçlü bir simgesel anahtar sunar.


