Menemen’de kültürel dayanışmanın adresi: Celali Aşireti Derneği (VİDEO)


Civan DEĞER'in özel haberi

Aşiret dayanışması, Kürt toplumunda zor zamanlarda ortak hareket etmeyi sağlayan, toplumsal birlik ve yardımlaşmanın en güçlü geleneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

DAKTİLO NEWS - Kürt toplumunda aşiret yapısı uzun yıllardır farklı bakış açılarıyla tartışılsa da, birçok kesim tarafından toplumsal dayanışmayı güçlendiren, ortak değerleri canlı tutan ve kuşaklar arasında kültürel sürekliliği sağlayan en köklü yapılardan biri olarak biliniyor. 

Binlerce yıllık bir geçmişe dayanan aşiret geleneği, özellikle Kürt coğrafyasında akrabalık bağlarının ötesinde ortak kimlik, dayanışma ve toplumsal örgütlenmenin önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.


Mezopotamya’nın en eski halklarından biri olan Kürtler, tarih boyunca bazı nedenlerden dolayı zaman zaman göçler yaşayıp asimilasyon tehlikesi gibi yaşasalar bile kadim varlıklarını korumak için adeta küllerinden doğuyor..! Bütün zorluklara rağmen, 1990'lı yıllarda bölgede koruculuk sistemine razı olmayan çok sayıda Kürt köyünün boşaltılması, köylerin yakılması ve binlerce ailenin zorunlu göçe maruz bırakılması, aşiretlerin geleneksel yaşam alanlarından kopmasına neden oldu. Ancak yaşanan tüm bu zorunlu göç sürecine karşı birçok aşiret, metropollerde kurdukları dernekler aracılığıyla kültürel bağlarını yeniden güçlendirmeye, dayanışma ağlarını büyütmeye ve ortak değerlerini gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.


MENEMEN’DE DAYANIŞMANIN GÜÇLÜ ÖRNEĞİ

Türkiye'de ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde en geniş nüfusa sahip aşiretlerinden biri olarak bilinen Celali Aşireti de bu çalışmalarını farklı kentlerde sürdürürken, İzmir'in Menemen ilçesinde faaliyet gösteren Celali Aşireti Derneği dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Celali toplumu içerisinde önemli bir yere sahip olan Kotan ailesinin öncülüğünde kurulan dernek; eğitim, spor, kültür-sanat, sosyal yardımlaşma ve toplumsal dayanışma alanlarında yürüttüğü faaliyetlerle hem hemşehrilerini bir araya getiriyor hem de kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor.


"ZORUNLU GÖÇLE KOPAN AİLE BAĞLARINI YENİDEN KURUYORUZ"

Menemen Celali Aşireti Derneği Başkanı ve iş insanı Kamuran Kotan, derneğin kuruluş amacının öncelikle zorunlu göç nedeniyle birbirinden kopan aileleri yeniden buluşturmak olduğunu söyledi.

Kotan, derneğin kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı:

"Derneğimizin oluşumuyla beraber ilk önce akrabalarımıza ulaştık. Zamanında zorunlu göçten dolayı birbirinden kopmuş ailelerimizi, akrabalarımızı yeniden bir araya getirdik. Bu amaçla çıktığımız yolda yönetimdeki arkadaşlarımızla birlikte derneğimizi kurduk. Çok yeni bir dernek olmamıza rağmen önemli mesafeler kat ettik."


KADINLAR, ÇOCUKLAR VE GENÇLER ÖNCELİKLİ

Dernek çalışmalarının yalnızca kültürel faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirten Kotan, sosyal dayanışmanın en önemli öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

"Kültürel yapımızı korurken öncelikle ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Bu konuda kadınlarımız ve çocuklarımız pozitif ayrımcılığa tabidir" diyen Kotan, gençlere yönelik projelerin de büyük önem taşıdığını belirtti.

Uyuşturucu kullanımına karşı gençleri sosyal yaşam içerisinde tutmayı hedeflediklerini dile getiren Kotan, "Gençlerimizi özellikle uyuşturucudan uzak tutabilmek için spor faaliyetleri, sosyal etkinlikler ve lokal çalışmalarımız devam ediyor. Eğitim alanında da ailelerimize ve öğrencilerimize yönetim olarak elimizden gelen bütün desteği sunuyoruz." ifadelerini kullandı.


"140 KOLA SAHİP KADİM BİR TOPLUMSAL YAPI"

Celali Aşireti'nin tarihsel ve sosyolojik yapısına da değinen Kamuran Kotan, aşiretin yaklaşık 140 koldan oluştuğunu belirterek, geçmişte yaşanan sürgünler ve zorunlu göçler nedeniyle bu kolların önemli bölümünün birbirinden koptuğunu hatırlattı.

Kotan, bu noktada sivil toplum örgütlerinin üstlendiği role dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Celali Aşireti yaklaşık 140 koldan oluşuyor. Günümüze kadar bu kolların büyük bölümü yaşanan sürgünler ve zorunlu göçler nedeniyle birbirinden koptu. Tam da bu noktada derneklerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız büyük önem taşıyor. Çünkü bu yapılar, kopan bağların yeniden kurulmasına ve insanlarımızın yeniden bir araya gelmesine vesile oluyor."

Kotan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu kadim kültürel yapıyı yeniden güçlendirebilir, insanlarımızı ortak değerler etrafında yeniden buluşturabilirsek, gelecek kuşaklara güçlü bir toplumsal miras bırakmış oluruz."



Daha yeni Daha eski